Habertürk (Strix)
Haberturk.com, 5 Haziran 2000 tarihinde Türkçe olarak yayın hayatına başlamış ve internet üzerinden güncel haberkaynağı olarak faliyet gösteren web sitesidir. Alexa verilerine göre dünya üzerinde en çok ziyaret edilen 1149.,Türkiye’de ise en çok ziyaret edilen 19. web sitesidir. Haber sitesinin yazar kadrosunda Fatih Altaylı, Murat Bardakçı, Ali Gülen, Balçiçek Pamir, Özay Şendir, Nuran Yıldız,Özlem Gürses ve Güntay Şimşek gibi isimler yer almak üzere ekonomi, gündem, dünya, medya, polemik, magazin, yaşam, sağlık ve teknoloji gibi başlıkların altında güncel internet haberciliği yapmaktadır. Eylül 2008’de pazarlama ajansı Fikrimühim`in kullanıcıları arasında yaptığı `internet haber siteleri` araştırmasında Türkiye`nin en sık takip edilen ve en güvenilen 4. haber sitesi olarak gösterilmiştir. 27 Şubat 2008 tarihinde etnik ayrımcılık yaptığı iddiası ile bazı internet korsanları tarafından saldırıya maruz kalmış ve28 Şubat 2008 tarihinde eski haline...
devamŞikayet Var (Strix)
Şikayetvar veya Şikayetvar.com, insanların satın aldıkları ürünleri ve kargo işlemleri hakkındaki şikâyetlerini çevrim içi olarak firma ve şirketlere iletebilmesini sağlayan web sitesidir. Üyelik sistemi ile çalışır. Şikâyetler ciddi bir incelemeden sonra onaylanmaktadır. 2001 yılında kurulmuştur.
devamMilliyet (Strix)
Milliyet, Ali Karacan ve Ömer Karacan kardeşler ile Demirören Holding’in sahibi Erdoğan Demirören’in sahibi olduğu günlük gazetedir. Türkiye’nin en önemli günlük gazetelerinden biri olan Milliyet, önceleri Doğan Grubu bünyesinde yayınlanmaktayken 2011 yılı başlarında Karacan-Demirören ailelerinin sahibi olduğu DK Gazetecilik’e satılmıştır. Milliyet’in internet sitesi milliyet.com.tr, Haziran 2011’de 8.8 milyon ziyaretçisiyle Avrupa’da en çok ziyaret edilen beşinci haber sitesi oldu.
devamHürriyet (Strix)
Gazete, 1948’de Sedat Simavi tarafından kurulmuş ve 1 Mayıs 1948’de yayımlanmaya başlamıştır. Sedat Simavi’nin 1953’te ölmesinden sonra yönetimi ortaklaşa üstlenen oğulları Haldun Simavi ve Erol Simavi döneminde de, gazete aynı çizgiyi sürdürmüştür. Erol Simavi’nin Veb Ofset grubunu oluşturarak 1971’de ayrılmasından sonra gazete tümüyle Haldun Simavi’nin yönetimine geçti. 1971 sonrasında sırasıyla İzmir, Ankara, Adana ve Erzurum’da bürolar açan Hürriyet 1973’te ofset baskı sistemine geçerek özellikle renkli fotoğraf kullanımıyla büyük avantaj sağladı. 7 Mart 1990’da, gazetenin Yönetim Kurulu üyesi, yazarı ve eski Genel Yayın Yönetmeni Çetin Emeç, arabasına binerken uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirdi. 1 Mayıs 1988 tarihinde logosu değiştirilen Hürriyet, 1992 yılında Erol Aksoy, Dinç Bilgin ve Haldun Simavi’nin ortak girişimi haline geldi. 1994 yılında, yüzde 70 hissesi Doğan Yayın Holding tarafından satın alınan Hürriyet, halen Doğan Yayın Holding’e bağlı olarak yayım yapan bir günlük gazetedir. 1997’den itibaren internet üzerinden de yayımlanmaya başlamıştır. 20 yıldır gazetenin Genel Yayın Yönetmenliğini yapan Ertuğrul Özkök, 29 Aralık 2009 tarihi itibarıyla yerini Enis Berberoğlu’na bırakmıştır. Hürriyet gazetesinin internet haber sitesi Türkiye genelinde şubat 2011 istatistiklerine göre en çok ziyaret edilen siteler sıralamasında 7. sırada. Dünya genelinde ise 474....
devamEkşi Sözlük (Strix)
1999 yılında Sedat Kapanoğlu tarafından “sourtimes.org” sitesinin bir parçası olarak oluşturulmuştur. Sloganı “Kutsal bilgi kaynağı”dır. İlk girilen başlık pena’dır. Sözlük, daha sonraları artan popülaritesiyle birlikte sourtimes.org’un esas parçası haline gelmiştir. Sedat Kapanoğlu bir çok konuşmasında, Otostopçunun Galaksi Rehberi kitabının, Ekşi Sözlük’ü kurmasında fikir babalığı yaptığını belirtmiştir. Yazarların yazdıkları sözlük kuralları dahilinde kontrol edilmekte ve uygunsuz bulunan yazılar moderatörler ve gammaz adı verilen gönüllü sözlük üyeleri işbirliği ile silinmektedir, ancak onbirinci nesil alımlarından sonra gammazlık statüsü sadece belirli bir grup yazara değil her yazara verilmiştir. Şu anda sözlükteki her yazar aynı zamanda gammazdır. Sözlük yazarları da sözlük kurallarına uymadıklarından elenebilmektedir. Girilen bilgilerin doğru,ansiklopedik veya tarafsız olması mecburiyeti yoktur. Kullanılan dilin zaman zaman argo içermesi mümkündür. Bazı başlıklar altında ise “tanım cümleler”i halinde web forumlarındakilere benzer karşılıklı tartışmalar göze çarpmaktadır. Sözlüğün bu özgür yapısı zaman zaman hukuksal sorunlara yol açabilmektedir. Yazar alımlarının sürekli yapılmaması nedeniyle, alımların yapıldığı kısa süreler boyunca yazar olmak için başvuruda bulunan kullanıcılar belirli gruplara ait sayılırlar. Bu gruplara nesil denir ve sözlük içindeki hiyerarşik yapılanmada etkileyici faktör olmamalarına rağmen birer statü göstergesi olarak görülebilirler. Yazarlara ve kayıtlı okurlara, diğer yazarların girdikleri maddelerin (sözlük jargonunda entry) okunulmasına, beğenilip beğenilmemesine göre oylama hakkı verilmiştir. Belirli bir oylamadan sonra o yazarın puanı (sözlük jargonunda karma) diğer yazarlar tarafından görülebilmektedir. 19 Mayıs 2004 tarihinde altıncı nesil yazar alımları yapılmıştır. 2005 yılındaki yazar alımındaki karışıklık göz önünde bulundurularak kayıtlı okur alınmaya başlanmıştır. Aralık 2005 itibarı ile yedinci nesil yazarlar da sözlüğe dahil olmuşlardır. Yedinci nesil yazarların büyük çoğunluğunu kitap toplama kampanyasına katkıda bulunmuşolan hayırsever kayıtlı okurlar oluşturmaktadır. Aralık 2007’de sekizinci ve dokuzuncu nesil alımları başlamış ve onbinlerce kişi çaylak(yazar adayı) olmuştur. 21 aralık 2008’de, 6 haziran 2008 öncesi kayıtlı çaylaklar yazar olma hakkını kazanarak “sabırtaşı yazar” ünvanını almışlardır. Mevcut haliyle sözlüğe katılan en yeni yazar grubu on birinci nesildir. Yazarlar, zirve adını verdikleri organizasyonlarda farklı şehirlerde, farklı etkinlikler için bir araya gelmektedir. Ayrıca Ekşi Sözlük kullanıcıları, topluluğu oluşturan kullanıcıların hazırladığı 500’e yakın arayüzü kullanabilmektedir. Sitenin yayınlanan bilgilerin doğruluğu ile ilgili bir iddiası olmadığından zaman zaman yanlış bilinen şeylerin yayılmasına da neden olabilmektedir. Yine de site etkinliği sebebiyle kurumlar tarafından ciddi anlamda takip...
devamLinkedin (Strix)
LinkedIn her ne kadar ülkemizde geç fark edilmiş bir platform olsa da, zaman içinde belli amaçlar doğrultusunda herkesin ilgisini çekti. CV paylaşımı, kişinin kendini anlatma ve profesyonel çevresi ile bağ kurma isteği gibi birçok amaç için açılan bu hesapların aktifliği, her zaman bir soru işaretidir. Kullanım sebebini sorguladığımız birçok sosyal medya platformu varken, LinkedIn’de neden bulunmamız gerektiği sorusunun cevabı herkes için çok nettir – LinkedIn; geçmişimizi ve bugünümüzü, okul ve iş hayatımızı, kısacası kariyerimizi özetleyen bir alan… Elbette bu platformda da eksik noktalar var; fakat bu eksikliğin platformun içini dolduran biz kullanıcılardan kaynaklı olduğunu düşünüyoruz. Facebook ve Twitter başta olmak üzere birçok sekme açık iken, gün içinde LinkedIn’de kaç dakika geçirdiğimizi düşünmemiz yeterli olur. LinkedIn bu büyümeyi, birçok platformun tersine özünü terk etmeden yakaladı. Duruşunun değişmemesi, kullanıcıların bu platforma daha çabuk alışması ve benimsemesine sebep oldu. Kullanıcıların ortak konularda profesyonel yaşantılarını tartışması bir yana, toplantıda tanıştıkları kişileri arkadaş olarak eklemeye başladılar. Bu bize kartvizit ilişkisinin bir adım ötesine geçildiğini ispatladı. Mesela, o toplantıdaki kişinin iş değiştirdiğine dair bildirim geldiğinde, ilişkinin kopmamasını hatta bu yeni iş kapsamında tekrar çalışma ihtimalinin gündeme gelmesini sağladı. Uzun vadeli düşünecek olursak, 10 yıl sonra sektördeki tüm isimleri tanıyıp onlarla bu platform üzerinden iş birliktelikleri de gerçekleştirmiş olacağız. Öbür taraftan, head hunter firmaları için kolaylık sağlayan bu platform, tüm firmalar için risk oluşturmaya başladı. Kimin nerede ve hangi projede çalıştığını görebildikleri için, sadece bir mesaj atıp doğru insanı görüşmeye çağırmaları mümkün oldu. LinkedIn şu anda hem iletişim hem reklam özelliklerini çok niş kullanıyor. Aslında bu tüketicinin körleşmesini engelliyor. Diğer platfomlardaki gibi aynı modeli, aynı kişiye, aynı metinle yüzlerce kez gösterip skora oynamıyor. Bunun en azından tüketici kitlesini daha mutlu ettiğini düşünüyoruz. Kurumsal firmalar açısından zaten globalde efektif kullanılan bu alanın Türkiye’de de çok etkin bir şekilde kullanılabileceğini düşünüyoruz. En azından tüketici buna hazır. Platformun içerisinde sosyal mecralarda gerçekten aktif ve Linkedin’i bir değer olarak gören bir kitle mevcut. Bu kitle birbirini etkileme özelliğine de sahip. LinkedIn’in en önemli özelliği olan hedeflemeyi daha kreatif araçlarla bize sunmasını bekliyoruz aslında. Bugüne kadar sayfa alanlarında çok da güçlü iletişim yapılamıyordu. Bu da markaları biraz isimsiz pazarlamaya itiyor; ancak bu kadar bütçe harcanan alanda hiçbir marka adının geri planda tutulmasını istemiyordu. LinkedIn’in yeni güncellemeleri bizi heyecanlandırdı açıkçası. Beğeni ve yorum alanlarının olması, güncellenebilmesi iletişimi biraz daha canlandıracaktır. Kaynak:...
devam